Yeni Bir Aile Kurarken: Kayınvalide, Akrabalar ve Sınırların Önemi
- Evrim Avşar Kılıç

- 11 Kas
- 3 dakikada okunur

Giriş
Evlilik, sadece iki insanın bir araya gelmesi değil, aynı zamanda iki farklı aile yapısının da buluşmasıdır. Her iki taraf da çocukluklarından itibaren farklı değerlerle, alışkanlıklarla ve ilişki biçimleriyle büyür. Bu nedenle evlilik, yalnızca “biz” olmayı öğrenmek değil, aynı zamanda “bizim ailemiz” kavramını yeniden tanımlamak anlamına gelir.
Yeni evli bir çift düşünelim: Evliliğin ilk aylarında anne-babalar sık sık “Ne pişirdin?”, “Hafta sonu bize gelsene”, “Oğlumun gömleklerini ütüledin mi?” gibi iyi niyetli ama müdahaleci cümleler kurabilir. Gelin veya damat tarafı bu ilgiyi “sevgi” olarak yorumlarken, diğeri için bu cümleler baskı ve yetersizlik hissi yaratabilir. İşte tam da bu noktada sağlıklı sınırlar devreye girer.
Neden Zorlayıcı Olabiliyor?
Aile ilişkilerinde çatışmalar genellikle kötü niyetten değil, alışkanlık farklarından doğar.
Farklı kültürler ve alışkanlıklar:Her ailenin kendine özgü yaşam biçimi vardır. Bir ailede “her pazar herkes birlikte kahvaltı yapar” anlayışı varken, diğerinde hafta sonu bireysel dinlenme önemlidir. Kayınvalide pazar kahvaltısına beklerken, yeni evli çift “bugün sadece ikimiz kalalım” dediğinde yanlış anlaşılabilir.
Beklentiler ve roller:Toplumda “gelin ilgilenir”, “damat ailesine sahip çıkar” gibi kalıplar, evli çifte görünmez yükler bindirir. Örneğin, bir gelin kayınvalidesini sık aramadığında “soğuk” olarak görülebilir, oysa bu sadece kendi iletişim biçimidir.
Kıyaslamalar ve rekabet:“Abininkiler geçen hafta geldiler, siz uğramadınız”, “Elti ne kadar becerikli, sen neden çalışıyorsun?” gibi kıyaslamalar, eşler arasında da gerilime yol açar.
Müdahalecilik:Kayınvalide “Ben oğlumu senden iyi tanırım” ya da “Benim zamanımda böyle yapılmazdı” dediğinde aslında kendi tecrübesini paylaşmak ister; ama bu, yeni kurulan evliliğin özerkliğini zedeleyebilir.
Sağlıklı Sınırlar Nasıl Kurulur?
1. “Biz” bilinci oluşturmak
Evliliğin merkezinde eşler vardır. Eşler, kendi ailelerinden bağımsız bir “mini sistem” kurarlar. Bu, “biz artık bir aileyiz” bilincidir.Örneğin, pazar günü iki taraf da aile ziyaretine davet aldıysa, “Bu hafta senin ailenle, gelecek hafta benim ailemle görüşelim” kararı ortak şekilde alınmalı. Böylece “taraf tutmak” değil, “denge kurmak” öne çıkar.
2. Açık ve saygılı iletişim
Sınır koymak “soğuk olmak” değildir. Nazik ama net ifadeler ilişkileri korur.Örneğin:
“Anneciğim, sizi çok özlüyoruz ama hafta sonu dinlenmeye ihtiyacımız var. Pazartesi akşamı uğrasak olur mu?"
Böylece hem ilişki sıcak kalır hem de sınır korunur.
3. Eşler arasında fikir birliği
Bir taraf “Annem böyle istiyor” derken diğeri “Ama senin annen her şeye karışıyor” diyorsa, çiftin iç iletişimi zedelenir. Önce kendi aralarında konuşup ortak duruş sergilemeleri gerekir. Çünkü dışarıya verilen tutarsız mesajlar, ailelerin sınır aşmasını kolaylaştırır.
4. Rol beklentilerini dengelemek
Her iki tarafın ailesine de adil mesafede durmak önemlidir.Örneğin, biri her bayram kendi ailesine gidiyor, diğeri hiç gidemiyorsa bu dengesizlik zamanla kırgınlık yaratabilir. Çiftler, “bayram sabahı senin ailen, ikinci günü benim ailem” gibi küçük ama dengeli planlarla uzun vadede huzuru koruyabilir.
5. Küçük krizleri büyütmemek
Her yanlış anlamayı “saygısızlık” olarak görmek ilişkileri yorar.Örneğin, görümcen bir davete çağırmadıysa hemen “beni dışladı” demek yerine “belki kalabalık olmasın istemiştir” gibi alternatif yorumlar yapmak, duygusal dayanıklılığı artırır.
Terapi Ne Katabilir?
Aile ilişkilerinde yaşanan sıkışmalar bazen evlilik içi iletişimi de zorlaştırır. Çift terapisi bu noktada tarafsız bir alan sunar. Terapi, eşlerin hem birbirini hem de aile sistemlerini daha iyi anlamasına yardımcı olur.
Çift terapisi;
Eşlerin sınır koyma becerilerini geliştirir.
“Benim ailem – senin ailen” kutuplaşmasını “bizim ailemiz” anlayışına dönüştürür.
Duygusal olarak yıpranmış ilişkileri onarır.
Sağlıklı iletişim modelleri kazandırır.
Birçok çift, terapi sürecinde “Evet, aslında annem bana karışmıyor; ben suçluluk duyuyorum” ya da “Eşim annesini eleştirdiğinde kendimi savunma moduna alıyorum” gibi farkındalıklar geliştirir. Bu da ilişkide yeni bir denge kurulmasını sağlar.
Sonuç
Evlilikle birlikte gelen geniş aile ilişkileri, bazen karmaşık ve yorucu olabilir. Ancak doğru iletişim, empati ve sınır bilinciyle bu ilişkiler güvenli bir destek ağına dönüşebilir.Unutmayın, evlilikte amaç sadece aileleri birleştirmek değil; kendi aile kimliğinizi inşa etmektir.
Eğer siz de evlilik sürecinizde aile ilişkileriyle ilgili zorlanıyor, sınır koymakta ya da eşinizle aynı dili kurmakta güçlük yaşıyorsanız; çift terapisi bu yolda size rehberlik edebilir. Üsküdar Bulgurlu’daki ofisimizde ya da online terapi seanslarında bu konular üzerine birlikte çalışabiliriz.



Yorumlar