top of page

Yapay Zekâ Bir Terapist mi? Kendine Yardım (Self-Help) ve Dijital Terapi Üzerine

ree

Teknoloji artık sadece hayatımızı kolaylaştıran bir araç değil; aynı zamanda duygularımızı düzenleme, düşüncelerimizi organize etme ve günlük stresle baş etme biçimlerimizi de şekillendiren bir unsur.ChatGPT gibi yapay zekâ tabanlı sistemler, bir zamanlar yalnızca bilgi almak için kullanılan araçlarken bugün birçok insanın günlük problemlerinde ilk başvurduğu “dijital dost” haline geldi.


Yapay Zekâ: Yeni Bir “Düşünme Alanı” mı?


Bir terapist olarak danışanlarımdan sıkça duyduğum bir cümle var:

“Geçen gün ChatGPT’ye sordum, bana öyle güzel anlattı ki kafamda her şey oturdu.”

Bu tür cümleler ilk duyduğumda beni hem meraklandırıyor hem düşündürüyor. Çünkü bu, insanların kendi düşünme süreçlerine dışarıdan bir göz arama ihtiyacını gösteriyor.Yapay zekâ, duyguları anlamasa da düzenlenmiş bir düşünme alanı sunuyor; kişinin karmaşık duygularını kelimelere dökmesine yardımcı oluyor. Bu yönüyle bir “yansıtma yüzeyi” gibi çalışabiliyor.


Fakat Terapi Değil

Yapay zekâ, empati kurabilir gibi görünse de aslında duyguyu anlamaz, simüle eder.Terapide ise empati bir beceriden öte, ilişkiyi dönüştüren bir süreçtir.ChatGPT sizi dinleyebilir, sakin bir dille yanıt verebilir, hatta bir an için anlaşılmış hissettirebilir; ama sizi insan olarak duyan bir bilinçten yoksundur.

Dolayısıyla yapay zekâ, terapinin yerine geçebilecek bir araç değildir.Ancak doğru kullanıldığında terapiyi destekleyici bir araç olabilir:

  • Günlük duygusal yükleri düzenlemek,

  • Zihni organize etmek,

  • Hedefleri planlamak,

  • Zorlayıcı bir düşünceyi yeniden çerçevelemek gibi durumlarda yardımcı olabilir.


Terapist Perspektifinden Denge Noktası

Yapay zekâ ile çalışmak, danışan açısından bir “rahatlama alanı” yaratabilir; fakat terapistin rolünü görünmez kılma riski de taşır.Bu yüzden terapistler olarak, danışanların bu araçları kullanma biçimini yargılamadan, ama sınırlarını fark ettirerek konuşmak önemli hale geliyor.

Belki de yapmamız gereken, yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine onu psikolojik farkındalığı artıran bir fırsat olarak değerlendirmektir.Danışan, ChatGPT ile bir şeyler yazarken duygularını tanımlamayı öğrenebilir; bu da terapi sürecinde kullanılabilecek zengin bir malzeme sunar.


Günlük Hayatta Kullanımın Sağlıklı Yolları

Bir terapist olarak danışanlarıma şunu öneriyorum:Yapay zekâyı, kendinizi anlamak için değil; kendinizle konuşmayı öğrenmek için kullanın.

Küçük örneklerle:

  • Duygu Günlüğü Yardımı: “Bugün çok gergin hissediyorum, neden olabilir?” diye yazarak farkındalık kazanabilirsiniz.

  • Planlama Desteği: “Yarın stresli bir toplantım var, sakin kalmak için nasıl hazırlanabilirim?”

  • Motivasyon Aracı: “Bugün enerjim çok düşük, beni motive edecek birkaç öneri verir misin?”

Ama bu süreçte unutulmaması gereken şey şu:Yapay zekâ bir rehber olabilir, ama tanık olamaz.Bir insanın sizi gerçekten duyması, anlaması, yanınızda hissettirmesi hâlâ yerini hiçbir algoritmanın alamadığı bir deneyimdir.


Sonuç: İnsan Kalmanın Sanatı

ChatGPT gibi sistemler, düşüncelerimizi düzenlemeyi kolaylaştırıyor ama insan olmanın karmaşıklığını çözemiyor.Bu nedenle yapay zekâyı ne romantize etmek ne de dışlamak gerekiyor.Onu, günlük yaşamın içinde duygularımızı fark etmemize yardımcı olan bir “akıl eşiği” olarak görmek belki de en sağlıklı yaklaşım.

Ve belki de geleceğin terapisi tam da burada şekilleniyor:İnsan dokunuşu ile dijital zekânın birbirini tamamladığı, sınırların net ama diyalogların açık olduğu bir alanda.

Yorumlar


Kuar Psikoloji

Bulgurlu Mahallesi Gürpınar Caddesi Ünlü sok. No:5 Kat:4 (Teras katı)

 

Telefon: 0542 120 58 27

​​

  • Instagram
  • Linkedin

Pazartesi- Cuma: 18.00 - 22.00

Cumartesi-Pazar: 10.00 - 19.00

 

   (Hafta sonu saatleri esnektir.)​​

Formu gönderdiğiniz için teşekkürler.

bottom of page